Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Mü'minûn 8. ayet

Kur'an · 23. sûre: Mü'minûn · 8. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

23/8

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ

Ve'llezîne hüm li-emânâtihim ve ahdihim râûn

"Emanetlerini ve ahitlerini gözetenlerdir."

أَمَانَات ve عَهْد — çoğul ve tekil

Bir dizim ayrıntısı kaydedilmelidir: emânât çoğul, ahd tekil gelmiştir.

Dilcilerin bu farkı açıklamak için verdiği izahlar nakledilir:

İzahGerekçe
1Emanetler çoktur ve çeşitlidir (mal, söz, görev, sır); ahit ise tek bir bağlanma cinsidir
2Ahd burada cins ismidir; tekil gelmesi çoğulluğu dışlamaz
3Kıraatlerde li-emâneti (tekil) okuyuşu da nakledilir; bu okuyuşta iki kelime de tekildir

Kıraat farkı burada kaydedilmelidir: li-emânâtihim (çoğul) ve li-emânetihim (tekil) okuyuşları nakledilir. Anlamda köklü bir değişiklik doğurmuyor — biri tek tek emanetleri, öteki emanet cinsini bildirir.

أ-م-ن kökü birinci ayette işlendi. Buraya ait olan şudur: emânet ve îmân aynı köktendir. Yani sûrenin adı ile bu maddenin adı tek bir kökten geliyor. Bunu bir dil verisi olarak kaydediyorum; buradan bir hüküm çıkarmıyorum, ama gözlem olarak şu kadarını veriyorum: kök, güvenilir olmayı ve güvenmeyi aynı yerden türetiyor.

رَاعُون — kök: ر-ع-ي

Kökün somut anlamı: hayvanı otlatmak, gözetmek. Râî — çoban; ra'y — otlatma; ri'âye — gözetme, kollama.

Kelimenin seçimi kaydedilmeye değer ve bunu kendi okumam olarak veriyorum, dayanağı kökün çobanlık anlamıdır: hıfz (beşinci ayetteki fiil) tutmak, saklamaktır — durağandır. Ri'âye ise sürekli göz üzerinde tutmaktır; çoban sürünün başında durur, yürür, sayar. İki madde iki ayrı fiil kullanıyor: biri korumayı, öteki gözetmeyi.


Mü'minûn sûresinin tamamı