Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Hac 38. ayet

Kur'an · 22. sûre: Hac · 38. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

22/38

إِنَّ ٱللَّهَ يُدَٰفِعُ عَنِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ

İnna'llâhe yüdâfiu ani'llezîne âmenû · İnna'llâhe lâ yuhıbbü külle havvânin kefûr

"Allah, iman edenleri savunur. Allah, hain ve nankör olan hiç kimseyi sevmez."

يُدَٰفِعُ — kalıbın seçimi

Kök د-ف-ع: itmek, geri püskürtmek, bir şeyin önünü kesmek. Kök Bakara 2/251'de işlendi. Tekrarlamıyorum.

Buradaki kalıp III. bâbdır (müfâale): yüdâfiu.

Bu kalıp Arapçada genellikle karşılıklılık bildirir (kātele — savaştı, câdele — tartıştı). Ama tek taraflı yoğunluk için de kullanılır.

Dilciler bu ayetteki kullanımı genellikle ikinci anlamda alır: sürekli ve kuvvetli savunma. Bunu nakil olarak veriyorum.

Kıraat notu: kelimenin يَدْفَعُ (yedfeu, I. bâb) olarak da okunduğu nakledilir. İmam adı vermiyorum. Anlam yönü değişmiyor; kalıp farkı yoğunluk kaydına dokunuyor.

Ve ayetin bulunduğu yer kaydedilmelidir: bu, savaş izninden hemen önceki ayettir. Yani izin verilmeden önce, savunmanın asıl failinin kim olduğu söyleniyor.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı sıradır: otuz sekizinci ayet fâil olarak Allah'ı koyuyor; otuz dokuzuncu ayet insana izin veriyor. Sıra tersine olsaydı anlam da tersine olurdu.

خَوَّان ve كَفُور — ikisi de mübalağa kalıbında. خ-و-ن: emanete ihanet, gizlice eksiltme. ك-ف-ر: örtmek, nankörlük.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ك-ف-رخ-و-ن

Hac sûresinin tamamı