Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Enbiyâ 4. ayet

Kur'an · 21. sûre: Enbiyâ · 4. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

21/4

قَالَ رَبِّى يَعْلَمُ ٱلْقَوْلَ فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Kāle rabbî ya'lemü'l-kavle fi's-semâi ve'l-ard, ve hüve's-semîu'l-alîm

"Dedi ki: 'Rabbim, gökte ve yerde söyleneni bilir. O, işitendir, bilendir.'"

Cevabın hedefi

Üçüncü ayette bir fısıltı vardı. Dördüncü ayet ona bilgi ile cevap veriyor — içerikle değil.

Kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı iki ayetin kelimeleridir: itiraz gizli söylenmişti (eserrû'n-necvâ); cevap gizliliği hedef alıyor, itirazın muhtevasını değil. Rabbî ya'lemü'l-kavl — "Rabbim sözü bilir."

Ve kapsam iki kelimeyle veriliyor: fi's-semâi ve'l-ard. Fısıltı yerde söylenmiştir; ayet göğü de sayıyor. Yani ölçek, fısıltının ölçeğinden büyük tutulmuş.

Kıraat farkı nakledilir: kāle (mâzî, "dedi") ve kul (emir, "de ki"). Anlam yönü değişir — birincisinde Peygamber'in verdiği cevap aktarılır, ikincisinde ona cevap verilmesi emredilir. İki okuma da nakledilir; imam adı vermiyorum ve tercih dayatmıyorum. Aynı ihtilaf sûrenin son ayetinde (112) bir kez daha görülecek.

ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ — iki sıfat: duyma ve bilme. Ve sıra kaydedilmeye değer: önce duyma. Ayetin konusu söylenen sözdür; söz önce duyulur.


Enbiyâ sûresinin tamamı