Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Enbiyâ 10. ayet

Kur'an · 21. sûre: Enbiyâ · 10. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

21/10

لَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ كِتَٰبًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Lekad enzelnâ ileyküm kitâben fîhi zikruküm, e-fe-lâ ta'kılûn

"Andolsun, size içinde zikriniz olan bir kitap indirdik. Hâlâ akletmiyor musunuz?"

ذِكْرُكُمْ — izâfetin iki yönü

Terkip zikrukümdür ve tamlamanın hangi yönde okunacağı üzerinde ihtilaf vardır:

OkumaZikr neAnlam
1Şeref, anılırlık"İçinde sizin şerefiniz/adınızın anılması olan kitap"
2Öğüt, hatırlatma"İçinde size hitap eden öğüt bulunan kitap"
3Anmanız gereken şey"Kendisiyle Rabbinizi anacağınız kitap"

İhtilafı aktarıyorum, tercih dayatmıyorum. ذ-ك-ر kökünün iki temel yönü — hatırlamak ve anmak/adı geçmek — bu ihtilafın kaynağıdır ve kök Yâsîn 36/69'da (ve mâ hüve illâ zikrun ve kur'ânün mübîn) ve Sâd 38/1'de (ze'z-zikr) işlendi. Tekrarlamıyorum.

Ve sûre içi bir kayıt: yedinci ayette ehle'z-zikre sorulması emredilmişti; onuncu ayette zikrin muhatabın kendisinde olduğu söyleniyor. Bu, üç ayetlik bir hareketi tamamlıyor: sor (7) → bilmiyorsan (7) → elinde zaten var (10).

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı üç ayetin sırasıdır.

أَفَلَا تَعْقِلُونَ — kök ع-ق-ل: bağlamak, deveyi bağlamak. Ikāl — devenin ayağına bağlanan bağ. Yani akıl, kökü itibarıyla bir bağlama yeteneğidir: dağılanı bir arada tutmak. Bu soru sûrede iki kez geçiyor: 10 ve 67 (İbrâhim'in ağzından). Sayılabilir bir olgudur.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ع-ق-ل

Enbiyâ sûresinin tamamı