2/42 — İki ayrı suç
Kök l-b-s: giymek, giydirmek. Aynı kökten libâs (elbise) gelir — Kur'an'ın eşler için kullandığı meşhur benzetme de bu kelimededir (Bakara 2/187).
Yani ayet "karıştırmayın" derken kelime olarak "bâtıla hakkın elbisesini giydirmeyin" diyor. Bu, örtmekten farklı ve daha tehlikeli bir şeydir:
| Ne yapar | Sonucu | |
|---|---|---|
| Gizlemek (ketm) | Doğruyu görünmez kılar | Kişi bilgisiz kalır — ama bilmediğini bilir |
| Giydirmek (telbîs) | Yanlışa doğrunun kılığını verir | Kişi yanlış bilir — ve doğru bildiğini sanır |
İkincisi daha ağırdır, çünkü boşluk bırakmaz. Bilgisiz insan arayabilir; yanlış bilgilendirilmiş insan aramaz.
Yöntemi de tanıdıktır: yalan söylemek gerekmez. Doğru bilgiyi eksik vermek, doğru cümleyi yanlış bağlama koymak, gerçek bir delili olmadığı bir sonuç için kullanmak — hepsi bu tarife girer. Malzeme haktır; kurulan yapı bâtıldır.
وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ — "hem de bilip dururken". Bu kayıt, sûrenin altıncı ayetinde kurduğumuz küfür tanımını burada da işletiyor: mesele bilgisizlik değil, bilinenle yapılan şeydir.