2/258 — Delil değiştirmeyen tartışma
"İbrâhim'le Rabbi hakkında tartışan kimseyi görmedin mi? … İbrâhim, 'Rabbim diriltir ve öldürür' demişti. O, 'ben de diriltir ve öldürürüm' dedi. İbrâhim, 'Allah güneşi doğudan getiriyor; haydi sen onu batıdan getir' dedi. Bunun üzerine inkâr eden adam şaşırıp kaldı."
İlk delil: rabbiye'llezî yuhyî ve yümît. Karşı tarafın cevabı, delili anlamı kaydırarak karşılıyor: birini serbest bırakıp birini öldürerek "ben de yaparım" demek. Yani itiraz delile değil, kelimenin genişliğine dayanıyor.
İbrâhim tartışmayı sürdürmüyor, delili değiştiriyor. Yeni delil, kaydırılmaya kapalı olanı seçiyor: güneşin doğuş yönü.
Bunu bir yöntem gözlemi olarak kaydediyorum: ilk delil yanlış değildi; karşı tarafın oynayabileceği bir yer taşıyordu. İkinci delil o yeri bırakmıyor.
فَبُهِتَ ٱلَّذِى كَفَرَ — büht: karşısındakinin şaşırıp kalması, cevap verecek söz bulamaması. Tartışma bir susmayla bitiyor; ikna edildiği söylenmiyor.