2/152 — "Beni anın, sizi anayım"
فَٱذْكُرُونِىٓ أَذْكُرْكُمْ — "beni anın, sizi anayım". Bu, sûrenin 40. ayetindeki ahit yapısının aynısıdır: "sözümü tutun ki sözünüzü tutayım." İki taraflı bir bağ, yine kul lehine kurulmuş — çünkü kulun anması sınırlı, karşılığı değil.
وَٱشْكُرُوا۟ لِى وَلَا تَكْفُرُونِ — ve burada, altıncı ayette kurduğumuz karşıtlık açıkça metne geçiyor: şükür ile küfür karşı karşıya konuyor.
Orada küfrün kök anlamının "örtmek" olduğunu ve zıddının çoğu zaman iman değil şükür olduğunu söylemiştim. Bu ayet o tespiti doğruluyor: cümlede iman kelimesi yok; şükrün karşısına doğrudan küfür konmuş.
Buradan çıkan tanım şudur: küfür, verileni görmemek; şükür, görüp itiraf etmektir. İkisi arasındaki fark bir inanç maddesi değil, bir bakış yönüdür.