2/130-132 — "Teslim ol"
"Kendini bilmezden başka kim İbrâhim'in dininden yüz çevirir?… Rabbi ona 'Teslim ol' demiş, o da 'Âlemlerin Rabbine teslim oldum' demişti."
سَفِهَ نَفْسَهُۥ — "kendini beyinsiz kıldı". Sefeh kökünün "hafiflik, tartıda ağırlığı olmama" anlamını 13. ayette görmüştük. Orada inananları hafif sayanlar vardı; burada aynı kelime, hafifliği kendi tercihiyle üstlenen kişi için kullanılıyor.
أَسْلِمْ — أَسْلَمْتُ — burada İslâm bir din adı olarak değil, fiil olarak geçiyor: "teslim ol" ve "teslim oldum". Kök s-l-m: sağlam olmak, kusursuz olmak, esenlikte olmak. Aynı kökten selâm (esenlik) ve selîm (kusursuz) gelir.
Bu, kelimenin nasıl anlaşılması gerektiğini gösteriyor. İslâm, teslim olmaktır — ama teslimiyet burada bir yenilgi değil, bütün ve sağlam hale gelmektir. Aynı kök hem boyun eğmeyi hem esenliği taşıyor.