يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسْمُهُۥ يَحْيَىٰ لَمْ نَجْعَل لَّهُۥ مِن قَبْلُ سَمِيًّا · قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّا
"'Ey Zekeriyyâ! Sana Yahyâ adında bir oğul müjdeliyoruz; daha önce ona hiç kimseyi adaş kılmadık.' Dedi ki: 'Rabbim! Karım kısır, ben de yaşlılığın son sınırına varmışken nasıl oğlum olur?'"
عِتِيًّا — kök ع-ت-و: haddi aşmak; ve kuruyup sertleşmek. Kök Furkān 25/21'de (ve atev utüvven kebîrâ) işlendi ve orada dilcilerin kaydettiği "bitkinin kuruyup katılaşması" anlamı verilmişti. Oraya dayanıyorum.
Ve buradaki kullanım kaydedilmeye değer: aynı kök, Furkān'da azgınlık, burada yaşlılığın son noktası için kullanılıyor. Ortak resim: kuruyup sertleşme. Bunu bir gözlem olarak veriyorum.
قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا
Ve aynı cümle sûrenin altmış yedinci ayetinde geri dönecek: evelâ yezküru'l-insânü ennâ halaknâhü min kablü ve lem yekü şey'â — bu kez dirilişi inkâr edene karşı.
| Ayet | Kime | Ne için |
|---|---|---|
| 9 | Zekeriyyâ'ya | Çocuk müjdesinin mümkünlüğü |
| 67 | Dirilişi inkâr edene | Yeniden yaratmanın mümkünlüğü |
Aynı delil, biri müjdeye biri itiraza karşı. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır ve sûrenin kıssalarla iddiaları nasıl bağladığını gösteriyor.
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: üçüncü ayette duanın gizli olduğu söylenmişti; işaret olarak verilen şey de sesle ilgilidir. Ve on birinci ayette Zekeriyyâ kavmine işaretle bildiriyor: fe-evhâ ileyhim en sebbihû bükraten ve aşiyyâ.