Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Nahl 54-56. ayetler

Kur'an · 16. sûre: Nahl · 54-56. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

16/54-56

ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِّنكُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ · لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ · وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَصِيبًا مِّمَّا رَزَقْنَٰهُمْ تَٱللَّهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَفْتَرُونَ

Sümme izâ keşefe'd-durra anküm izâ ferîkun minküm bi-rabbihim yüşrikûn · Li-yekfürû bimâ âteynâhüm, fe-temetteû fe-sevfe ta'lemûn · Ve yec'alûne li-mâ lâ ya'lemûne nasîben mimmâ razaknâhüm, tallâhi le-tüs'elünne ammâ küntüm tefterûn

"Sonra sıkıntıyı sizden giderdiğinde, içinizden bir grup Rablerine ortak koşar. · Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler diye. Şimdilik faydalanın; yakında bileceksiniz. · Kendilerine verdiğimiz rızıktan, hiçbir şey bilmeyenlere pay ayırırlar. Allah'a andolsun, uydurduklarınızdan mutlaka sorguya çekileceksiniz."

İki izâ — döngünün kuruluşu

Cümlede iki izâ var ve ikisi ayrı görevdedir:

İzâGöreviİfade
1Şart — "…dığında"İzâ keşefe'd-durra anküm
2İzâ fücâiyye — "bir de bakarsın ki"İzâ ferîkun minküm … yüşrikûn

İzâ fücâiyye dizinde birçok yerde işlendi: Yâsîn 36/77 ve Rûm 30/20. Ve sûrenin dördüncü ayetinde de aynı edat kullanılmıştı (fe-izâ hüve hasîmun mübîn). Sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır.

Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: aynı edat sûrenin dördüncü ayetinde yaratılıştan tartışmaya geçişte, elli dördüncü ayetinde kurtuluştan şirke geçişte kullanılıyor. İki geçiş de aynı biçimde, aradaki basamaklar atlanarak veriliyor.

فَرِيقٌ مِّنكُم — ve kapsam kaydedilmelidir. Ayet "hepiniz" demiyor: ferîkun minküm — "içinizden bir grup". Ve Ankebût 29/47'de aynı hassasiyet kaydedilmişti; oraya dayanıyorum. STYLE gereği burada da aynı çizgi korunuyor: hüküm bir gruba değil, bir tavra bağlanmış.

لِمَا لَا يَعْلَمُونَ

Terkip iki türlü okunur ve ihtilaf kaydedilmelidir:

OkumaKim bilmiyorAnlam
1Pay ayrılan şeyler — "hiçbir şey bilmeyenler"Yirminci ayetteki emvâtün ğayru ahyâ' ile örtüşür
2Pay ayıranlar — "bilmedikleri şeylere"Kendi ayırdıklarının ne olduğunu bilmiyorlar

İki okuma da nakledilir; tercih dayatmıyorum. Birinci okumanın metin içi dayanağı yirminci ayettir (ve mâ yeş'urûne eyyâne yüb'asûn); bunu bir gözlem olarak kaydediyorum.

تَٱللَّهِyemin edatı . Arapçada üç yemin edatı vardır (vâv, , ) ve dilciler nın en az kullanılanı olduğunu, çoğunlukla hayret ve şaşkınlık bildirdiğini kaydeder. Ve Kur'an'da ile yemin yalnızca Allâh lafzıyla gelir.


Nahl sûresinin tamamı