Tafsir LabUsulGitHubEnglish

İbrâhim 44. ayet

Kur'an · 14. sûre: İbrâhim · 44. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

14/44

وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ ۗ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ

Ve enziri'n-nâse yevme ye'tîhimü'l-azâbü fe-yekūlü'llezîne zalemû rabbenâ ahhırnâ ilâ ecelin karîbin nücib da'veteke ve nettebiı'r-rusül · Evelem tekûnû aksemtüm min kablü mâ leküm min zevâl

"İnsanları, azabın kendilerine geleceği günle uyar. O gün zulmedenler diyecekler ki: 'Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele; çağrına uyalım ve elçilere tâbi olalım.' — 'Daha önce, sizin için hiçbir zeval olmadığına yemin etmemiş miydiniz?'"

أَخِّرْنَآ — üçüncü kez aynı fiil

Fiil sûrede üçüncü kez geliyor ve bu defa talep olarak:

AyetKimNe
10ElçilerAllah sizi erteler — davetin içeriği
42MetinOnları erteliyor — hüküm
44Zalimler"Bizi ertele" — talep, ama vakti geçmiş

Üç geçiş bir eğri çiziyor ve bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: erteleme önce sunulmuş, sonra uygulanmış, en sonda istenmiştir. İstendiği an, sunulduğu şeyin bittiği andır.

أَقْسَمْتُممَا لَكُم مِّن زَوَالٍ

ز-و-ل kökü: bir şeyin yerinden ayrılıp gitmesi, ortadan kalkması.

Ve kök sûrede bir kez daha, iki ayet sonra geçecek: ve in kâne mekruhüm li-tezûle minhü'l-cibâl (46). İki geçiş kaydedilmelidir:

AyetZevâlKim / ne
44Mâ leküm min zevâlKendileri için — "biz yok olmayız" iddiası
46Li-tezûle minhü'l-cibâlDağlar için — tuzağın hedefi

Bunu bir sûre içi örgü olarak kaydediyorum ve doğrulanabilir: kendileri için zeval kabul etmeyenler, dağları yerinden oynatacak bir tuzak kuruyorlar. Aynı kök, biri kendi hakkındaki iddia biri başkası hakkındaki tasarı olarak.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ز-و-ل

İbrâhim sûresinin tamamı