ٱذْهَبُوا۟ بِقَمِيصِى هَٰذَا فَأَلْقُوهُ عَلَىٰ وَجْهِ أَبِى يَأْتِ بَصِيرًا وَأْتُونِى بِأَهْلِكُمْ أَجْمَعِينَ
Ve kaydedilmeye değer: birinci gömlek babadan oğlunu almıştı; üçüncüsü babaya görmesini geri veriyor. Bunu kendi okumam olarak veriyorum; dayanağı iki sahnenin aynı nesne üzerinden kurulmuş olmasıdır.
Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: cümle, görmenin geri gelmesini bir varış olarak anlatıyor. Ve 96. ayette gerçekleşme farklı bir fiille verilecek: fe'rtedde basîrâ — "görür hâle döndü". İki fiil, iki ayrı yönü bildiriyor: biri gelme, öteki dönme.
وَأْتُونِى بِأَهْلِكُمْ أَجْمَعِينَ — ve emir, kıssanın son hareketini başlatıyor. Ecmaîn — pekiştirme: hepsi birden. Ve bu, 83. ayetteki umutla örtüşüyor: asallâhü en ye'tiyenî bihim cemîâ.
Aynı kelime (ج-م-ع), biri babanın umudunda biri oğlun emrinde. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir örtüşmedir.