Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Hûd 77. ayet

Kur'an · 11. sûre: Hûd · 77. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

11/77

وَلَمَّا جَآءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِىٓءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هَٰذَا يَوْمٌ عَصِيبٌ

Ve lemmâ câet rusülünâ Lûtan sîe bihim ve dâka bihim zer'an ve kāle hâzâ yevmün asîb

"Elçilerimiz Lût'a gelince, onlar yüzünden kaygılandı, göğsü daraldı ve 'Bu, çetin bir gün' dedi."

İki karşılama, iki tepki

Ve iki sahne arasındaki fark kaydedilmelidir: aynı elçiler, iki ayrı eve gidiyor ve iki ayrı karşılık alıyor.

İbrâhim (69-70)Lût (77)
İlk tepkiKāle selâm + buzağıSîe bihim ve dâka bihim zer'â
Korku ne zamanSonra — eller uzanmayıncaHemen — geldiklerinde
Neyin korkusuMisafirlerin kimliğiMisafirlerin başına gelecek
SöylenenHâzâ yevmün asîb

Ve fark, bir sonraki ayette açıklanıyor: Lût'un kavmi koşarak geliyor.

Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: iki peygamber de tanımadığı kimseleri ağırlıyor. Farkı yaratan şey misafirler değil, çevredir.

ضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا — deyimin somut kaynağı

ذ-ر-ع kökü: kol; ve kolun uzunluğu kadar olan ölçü (zirâ' — arşın). Türkçedeki "arşın" bu köke bağlanır.

Ve deyimin somut resmi kaydedilmelidir ve bu bir dil gözlemidir: Arapçada dâka zer'uhû — "kolu daraldı" — bir kimsenin bir işi yapmaya gücünün yetmemesi anlamındadır. Kaynağı, bir yükü kollarıyla kucaklayamayan kişinin durumudur.

DeyimSomut resimAnlam
Dâka zer'anKollar yetişmiyorGücü yetmiyor, çaresiz kaldı

Ve zer'an temyîz olarak mansûbdur: "kol bakımından daraldı". Bu bir gramer kaydıdır.

Ve kök ض-ي-ق sûrede ikinci kez geçiyor:

AyetKimİfade
12PeygamberVe dâikun bihî sadruk
77LûtVe dâka bihim zer'â

Aynı kök, iki elçi. Bu, metinden doğrulanabilir bir örtüşmedir ve sûrenin baştaki cümlesini kıssaya bağlıyor.

يَوْمٌ عَصِيبٌ

ع-ص-ب kökü: bağlamak, sarmak, düğümlemek. Aynı kökten ısâbe (baş bağı), asabe (bir kişinin baba tarafından akrabaları — birbirine bağlı olanlar) ve asab (sinir) gelir.

Asîb — "düğüm gibi sıkı, çetin". Kelime Kur'an'da yalnız burada geçer.

Ve kelimenin resmi kaydedilmeye değer: bir günün "düğümlenmiş" olması, çıkış yolunun kapalı olmasıdır.


Hûd sûresinin tamamı