وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ
Bu ayet, 2. ayetle aynı şeyi söylüyor gibi görünür. Türkçede ikisi de "sizin taptıklarınıza tapmam" olarak çevrilir. Oysa Arapçada iki ayrı yerde değişiklik vardır ve her ikisi de anlam yüklüdür.
- 2. ayet: lâ a'büdü — fiil cümlesi. Eylemi olumsuzlar.
- 4. ayet: lâ ene âbidün — isim cümlesi + ism-i fâil. Vasfı olumsuzlar.
- 2. ayet: mâ ta'büdûn — muzâri. "Şu anda taptıklarınız."
- 4. ayet: mâ abedtüm — mâzî (geçmiş zaman). "Taptığınız / tapmış olduğunuz."
| 2. ayet | 4. ayet | |
|---|---|---|
| Benim cümlem | Fiil cümlesi: lâ a'büdü | İsim cümlesi: lâ ene âbidün |
| Neyi olumsuzluyor | Eylemi — "yapmam" | Vasfı — "yapan biri değilim" |
| Zaman (benim) | Şimdi ve gelecek | Zamansız / sürekli |
| Sizin tarafınız | ta'büdûn — muzâri | abedtüm — mâzî |
| Zaman (sizin) | Şu an taptıklarınız | Geçmişte taptıklarınız |
Birinci kapı — zaman. 2. ayet geleceği kesiyor, 4. ayetteki abedtüm geçmişi de kapsama alıyor. "Şimdi tapmıyorum" cümlesi, "eskiden tapıyordun ama" itirazına açıktır. 4. ayet bu itirazı kapatır: geçmişte taptıklarınız da dahil, hiçbirine.
İkinci kapı — nitelik. "Yapmıyorum" cümlesi, "yapabilirdin ama tercih etmedin" ihtimalini canlı tutar. Tercih değişebilir; müzakereye açıktır. İsim cümlesi bu ihtimali kaldırır: mesele bir tercih değil, bir kimliktir. "Yapmam" değil, "yapan biri değilim".
Bu ikisi birleştiğinde cevabın tamamı şudur: "Şu anda da yapmam, hiçbir zaman da yapıcı değilim." Birincisi bir bildirim, ikincisi bir tanım. Ve tanım müzakere edilemez.
Neden bu sıra? Önce fiil, sonra isim. Bunun bir mantığı var: fiil cümlesi doğrudan teklife cevaptır — teklif bir eylem istiyordu, cevap o eylemi reddediyor. İsim cümlesi ise bir üst basamaktır: reddin geçici bir tavır olmadığını, kişinin ne olduğuna dair olduğunu söyler. Önce "hayır" denir, sonra "hayır"ın niçin müzakere edilemez olduğu gösterilir.
3. ve 5. ayetlerin kelimesi kelimesine aynı olduğunu belirtmek gerekir. Sûrede tam tekrar edilen ayet çiftidir bunlar. Değişiklik 2. ve 4. ayetler arasındadır.
Bu, tekrar meselesini şu şekle sokar: benim tarafımdaki iki cümle farklıdır ve fark yukarıda gösterildi; sizin tarafınızdaki iki cümle ise aynıdır. Aşağıdaki başlık, bu ikinci durumun izahlarını ele alıyor.